TTYD Başkanı Oya Narin, EMITT kapsamında Osman Ayık’ın moderatörlüğünde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya ve TÜROFED Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı’nın katıldığı ‘Başkanlar Oturumu’nda ise sektörün 2024 değerlendirmesi ve 2025 hedeflerine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“2024’ü başarıyla tamamladık, 2025 hedefleri için de iyimseriz”
Küresel enflasyon ve yaz aylarında Avrupa’da gerçekleşen Avrupa Şampiyonası ve Olimpiyatlar gibi büyük etkinliklere rağmen, turizmde 2024 yılını, 2023’teki başarılı rakamlarımızın üzerine çıkarak tamamladık. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 2024 yılı için belirlediği 60 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir hedeflerine 62 milyon turist ve 60,5 milyar dolar gelir ile aştık. Geçtiğimiz seneye göre gelirlerimizde %8,3, ziyaretçi sayımızda ise %9 bir artış oldu. Özellikle Avrupa’dan gelen turist sayısı 19 milyondan 21 milyona çıktı.
2025 yılına ise 2024 yılında hedeflenen rakamları tutturmuş bir sektör olarak olumlu bakıyoruz. Bu sene için de açıklanan 65 milyon turist ve 64 milyar dolar gelir hedefini yakalayabileceğimizi umuyoruz. Erken rezervasyonların pozitif gidişatı, tur operatörlerinin talepleri ve katıldığımız uluslararası fuarlarda gördüğümüz ilgi, kurduğumuz diyalogların hepsi bizleri gelecek sezon için daha iyimser yapıyor.
“Türk turizminin 2032’ye kadar 132 milyar dolar gelir hedefi var”
Türk turizmi için 2032’ye kadar 132 milyar dolar gelir hedefi koyuyoruz. Rakamlarda özellikle turizm gelirlerinde gerideyiz. Ama sürdürülebilir turizm için daha çok nitelikli ve üst gelir seviyesine hitap edecek destinasyonları yakalamalıyız. 900 dolarlarda gezemeyiz, artık 1.300-1.500 dolarları gören noktalara gelecek bir turizm yapmalıyız.
Bununla birlikte turizmde iletişim çok önemli, çünkü turizm 360 derece. 2020’den beri özellikle pandemi döneminde kamu-özel sektör birlikte çalıştık ve başarılı olduk. Daha sonra Güvenli Turizm Sertifikası’nın oluşturulmasında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte çalıştık. Sertifikalar çok önemli bir konu. Turizmin güvenliğini sağlayan sertifikalar noktasında yeniden bir çalışma yapıp tüm tesislerimizi gerekirse bu program içerisinde değerlendirmemizin çok büyük önemi var. Güvenlik ortamını misafirlerimiz için tüm dünyada olduğu gibi en üst seviyede yaratmalıyız.
Bunun yanında, turizm yatırımlarında önemli bir düşüş görüyoruz. Türkiye’deki toplam yatırımlar içerisinde turizmin payı %4’ten %1’e düşmüş durumda. Dolayısıyla hem bankacılık hem de finans sistemi başta olmak üzere tüm bu alanlarda iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.
“WTTC’ye göre turizm gelirleri 2033’da 15,5 trilyon dolara yükselecek”
Küresel turizm politikalarında yeni eğilimlere baktığımızda, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) verilerine göre, 2023 yılında turizm ve seyahat sektörünün doğrudan ve dolaylı katkısı 9,5 trilyon dolar olarak gerçekleşti ve küresel GSYİH’nin %9,1’ini oluşturdu. Bu katkının 2033 yılı itibarıyla %60’ı aşan bir artışla yaklaşık 15,5 trilyon dolara yükselerek, küresel GSYH’nin %11’ini oluşturması ve yarattığı istihdamın da 100 milyon kişi artarak 430 milyona ulaşması bekleniyor. Dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olarak ülkemizin küresel pazardaki bu güçlü büyüme trendinden ziyadesiyle yararlanma fırsatı var.
Yine Asya Pasifik bölgesinden 2024 yılının sonunda yurtdışında giden 620 milyon uluslararası ziyaretçinin, 2033 yılında 900 milyonu aşması öngörülüyor. Dünya genelinde ulaşılacak 15,5 trilyon dolarlık gelirin 6,5 trilyon dolarının Asya kökenli ziyaretçilerden sağlanacağı öngörülüyor. Bu turist profili deniz turizminden ziyade tarih ve kültür turizmine ilgi duyuyor. Kızıldeniz gibi yeni yükselen destinasyonlarla rekabet edebilmek, başta Çin ve Hindistan ile tekrar yükselecek Asya trafiğinden daha çok pay alabilmek üzere hem turizm bölgelerimizde yatırımların artırılması hem de tanıtım alanında, daha da çeşitlendirmeye ve yaygınlaştırmaya ihtiyacımız var.
Kızıldeniz’de Suudi Arabistan 800 milyar dolarlık yatırım öngörüyor, Birleşik Arap Emirlikleri Mısır’ın İskenderiye bölgesinde bir bölge satın aldı ve ilk fazı 150 milyar dolar olmak üzere turizm odaklı bir şehir inşa ediyor. 47 kilometrelik sahil şeridinde, konuttan lojistiğe, tarımdan sanayiye kadar kapsamlı bir yapılanma sıfırdan planlanarak yapılıyor. Yatırımcılar için düşük faizli, 20 yıl vadeli krediler, arazi tahsisleri gibi fırsatlar sunularak doğru yatırımlar çekiliyor. Yunanistan ise yeşil kredilerle yatırımcılar için cazip fırsatlar sunuyor. Bu noktada özelikle hem yeni yatırımların yapılabilmesi hem de mevcut yatırımların dönüştürülüp yenilenebilmesi için kamu kurum ve kuruluşları, turizm meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, turizm sektörü ve akademik camianın katılımı ile 2017 yılında gerçekleştirilen “3. Turizm Şûrası”nın çıktıları güncelliğini korumaya devam ediyor.
“Çevreye duyarlı ve sosyal açıdan bilinçli turizm uygulamalar gerekiyor”
Ülkemiz, 1989’da kurulan ve dünyada az örneği olan Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ile 19 adet ÖÇK bölgesinin korunması için önemli çalışmalar yürütüyor. Ayrıca, ‘Net 0’ yol haritası için de sektörümüz karbon ayak izini azaltmak adına somut adımlar atıyor. Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) ile iş birliği içerisinde geliştirilen ve sektörümüz için zorunlu olan Sürdürülebilir Turizm Kriterleri Sertifikasyonu bu yolda yeni bir ivme kazandırdı. Ayrıca 567 mavi bayraklı plaj ile bu alanda dünyada 3’üncü sıradayız.
Yine günümüzde teknoloji ve dijitalleşme turistler için başlı başına bir tercih sebebi haline gelmiş durumda. Turizm sektöründe rekabetin sürdürülebilirlik ve teknoloji entegrasyonu gibi alanlara kayması sadece sektördeki dönüşümün bir göstergesi değil, aynı zamanda Türk turizmini global ölçekte farklılaştırmak ve daha güçlü bir konuma taşımak için bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.” dedi.